|
Altın
kalbur söylencesine göre; kaynağın bulunduğu tepenin yaslandığı
dağlarda yaşlı bir kadın yaşar. Kadın koyunların sütü, yağıyla geçinir.
Ama yörede koyunlarını sulayabileceği bir akarsu yoktur. Bir gün
çok ırak bir kaynaktan getirdiği suyla hamur yoğururken, susuz kalmış
koyunların suya bakışlarını görür. Onlara acıyarak tanrıya yakarır:
"Ulu tanrım, şu hayvancağızların ateşini söndür."der.
Dileği kabul olur. Yamaçtan buz gibi sular akmaya başlar. Önündeki
un kalburu da altına dönüşmüştür. Yaşlı kadın bu kez dövünmeye başlar:
"Keşke bakracın, teknenenin, taşın toprağında altına dönüşmesini
isteseydim" der.
Ozamanda koyunları, kalburu, teknesiyle birlikte taş kesilir. Bu
günyörede koyuna benzeyen kayalar bu olayla yorumlanır.
Çeşitli kaynaklarda bu söylencenin de çeşitli biçimleri vardır.
Kimi kaynaklara göre kadın, dileği gerçekleşirse üç koyun kurban
edecektir. Ama daha sonra başındaki üç bitle adağı geçiştirince
taş kesildiği anlatılmaktadır.
|